![]() |
Birazdan okuyacağınız röportaj, 9 Nisan 2015 tarihinde The Telegraph'ta yayınlamıştır |
Chelsea menajeri Jose Mourinho sözlerine “Bence,” diyerek başlıyor. “Bir
sorunum var: O da bu işe başladığım günden bu yana yaptığım her şeyde daha da iyiye
gidiyor olmam. Pek çok farklı alanda evrim geçirdim. Oyunu daha iyi okuyor,
maçlara daha iyi hazırlanıyor, daha iyi antrenman yaptırıyor, metodolojiyi daha
iyi biliyorum. Giderek daha iyi olduğumu hissediyorum. Ama bir konu var ki onda
değişebilmem mümkün değil: Medyanın karşısında asla ikiyüzlü davranamam.”
Mourinho istatistiksel açıdan dünya futbolunun en başarılı kulüp menajeri.
Çalıştığı dört ülkenin tamamında şampiyonluklar yaşadı. İki kez Şampiyonlar
Ligi’ni kazandı. Ama tüm bunlar başarılarının ancak yarısına denk geliyor.
Mourinho dünya futbolunun kitleleri en fazla ikiye bölen figürü. Rakip taraftarları
onun kadar gıcık etmeyi başarabilen bir teknik direktör daha yok. Hakemlere,
federasyona dalaşıyor; sansasyonel basın toplantıları yapıyor, saha kenarında
arbede çıkarıyor: Futbolu falan boşverin, tek başına Mourinho’yu izlemek bile
kendi içinde bir spor sayılır.