Bizi Twitter'dan takip etmek için: @sotatercuman
Çeviri arşivimize ulaşmak için tıklayın.


"Anne! Bak, Nerede Oynuyorum!"

Birazdan okuyacağınız yazı, ilk olarak 8 Mayıs 2015 tarihinde Sports Illustrated'da yayınlanmıştır.

Houston’lı olanı da var, Compton’da büyüyeni de, Iowa’nın küçük bir kasabasından ya da Michigan’dan geleni de... Her biri anne olmadan önce birer sporcuymuş. Tennis, basketbol oynamışlar ya da atletizm pistlerinde yarışmışlar. Showtime Lakers’ı, Bad Boys Pistons’ı izlemişler. Magic ve Isiah’a hayran olmuşlar. Hamile kalıp tüm zorluklara rağmen çocuklarını doğurmuşlar. Hastane yatağında, çocuklarını nihayet kucaklarına aldıklarında küçük ellerine bakıp duygulanmışlar. Babasının yokluğunda o küçük oğlanı büyütmek de, o yokluğu açıklamak da onlara kalmış. İlk basketbol toplarını alan da ellerinden tutup takıma yazdıran da onlar olmuş. Tekrar tekrar yapılan smaçlar yüzünden kırılan küçük potaları yenisiyle değiştirmekten asla yılmamışlar. Oğullarına şut atmayı, top sürmeyi öğretmişler. “Bu çocuk çok iri” diye şikayet edenleri susturmak için doğum belgesini sürekli yanlarında taşımışlar.

İşyerleri hep uzakta, mesaileri hep uzunmuş. Evin kredisini ödeyebilmek için fazla vardiya yapmaktan başka çareleri de yokmuş. Arabaları yoksa otobüse binmişler, otobüse binecek paraları da yoksa yürümüşler. Restoranlardaki en ucuz kampanya menüleri ezberlerindeymiş. Uyuşturucu tacirinin oğlu yeni Jordan’larıyla mahallede yürürken, bir çocuğun istediklerini başka şekilde elde edebileceğini anlatan da yine onlar olmuş. Draft’ları izleyip genel menajerlerden hayali telefonlar almışlar. O zaman bunlara gülüyorlarmış tabii ama maçları izlerken mideleri öyle bir sancıyormuş ki ülser olmaktan korkmuşlar ve hepsi de içten içe, bir gün NBA’in kapılarını çalacağını biliyormuş.

10 Mayıs 2015 Pazar Leave a comment

Jose Mourinho - The Telegraph Röportajı

Birazdan okuyacağınız röportaj, 9 Nisan 2015 tarihinde The Telegraph'ta yayınlamıştır


Chelsea menajeri Jose Mourinho sözlerine “Bence,” diyerek başlıyor. “Bir sorunum var: O da bu işe başladığım günden bu yana yaptığım her şeyde daha da iyiye gidiyor olmam. Pek çok farklı alanda evrim geçirdim. Oyunu daha iyi okuyor, maçlara daha iyi hazırlanıyor, daha iyi antrenman yaptırıyor, metodolojiyi daha iyi biliyorum. Giderek daha iyi olduğumu hissediyorum. Ama bir konu var ki onda değişebilmem mümkün değil: Medyanın karşısında asla ikiyüzlü davranamam.”

Mourinho istatistiksel açıdan dünya futbolunun en başarılı kulüp menajeri. Çalıştığı dört ülkenin tamamında şampiyonluklar yaşadı. İki kez Şampiyonlar Ligi’ni kazandı. Ama tüm bunlar başarılarının ancak yarısına denk geliyor. Mourinho dünya futbolunun kitleleri en fazla ikiye bölen figürü. Rakip taraftarları onun kadar gıcık etmeyi başarabilen bir teknik direktör daha yok. Hakemlere, federasyona dalaşıyor; sansasyonel basın toplantıları yapıyor, saha kenarında arbede çıkarıyor: Futbolu falan boşverin, tek başına Mourinho’yu izlemek bile kendi içinde bir spor sayılır.

9 Nisan 2015 Perşembe Leave a comment

Soyunma Odalarında Geçen Hayatım

Birazdan okuyacağınız yazı 24 Kasım 2014 tarihinde Deadspin'de yayınlanmıştır.
İnsanların ilk sorduğu sorunun penislerle ilgili olduğu nadir işlerden birine sahibim. Pekâlâ, ilk gördüğüm Reggie Jackson’nınkiydi. Ve evet, dehşete kapılmıştım. 22 yaşındaydım ve Fort Worth Star-Telegram için spor haberleri yapan ilk kadın muhabir olmuştum. O zamana kadar sadece ufak tefek işlerde görev alıyordum: Lise maçları, baba-kız çiftler takımları ve Hacky Sack gösterileri gibi... Ama Eylül ayının sonlarında editörüm, benden Bay October lakaplı bu oyuncuyla, play-off’lara kalamamanın nasıl bir his olduğuna dair bir röportaj yapmamı istedi.

Hemcinslerimle ilgili bazı hikâyeler duymuştum: Bazı meslektaşlarım  kulüp  binasının kapısında kasten bekletildikleri hissine kapılmıştı. Sizden not defterinize asla bakmamanız bekleniyordu. Aksi takdirde oyuncu, onun kasıklarına baktığınızı düşünebilirdi. Her zaman hazır cevap olmalıydınız. Ukala cevaplardan çok iyi haberler yapmakla ilgilenseniz bile, bu gerçek değişmiyordu.

8 Mart 2015 Pazar 1 Comment

Ronnie O'Sullivan'la Öğle Yemeği

Birazdan okuyacağınız yazı, ilk olarak 11 Ekim 2013 tarihinde Financial Times'da yayınlanmıştır.

Londra'nın Canary Wharf bölgesinde yer alan Roka adında şık bir Japon-füzyon restoranındayım. Öğle tatilinde sohbet edip yemek yemeye gelmiş bankacılarla dolu masaların arasında dünyanın en yetenekli ve en karmaşık sporcularından birini bekliyorum. Snooker'ın toplamda beş kez en büyüğü olmayı başaran Ronnie O'Sullivan, daha önce de birkaç kez geldiği bu restoranda, bu kez son Dünya Şampiyonu unvanıyla oturuyor. 37 yaşındaki efsane, yumuşak bir Essex aksanıyla neden burayı seçtiğini anlatıyor: "Burası evime çok yakın ve yemekleri de çok güzel." Tam o sırada gözü, yakınlardaki bir masaya servis edilen kabuklu kaplan karidesine kayıyor.

Snooker masasını nefes kesici bir hızla temizleyebilmesi nedeniyle Roket lakabıyla anılan O'Sullivan, pek çoklarınca oyunun gördüğü gelmiş geçmiş en yetenekli oyuncu olarak kabul ediliyor. Başka hangi oyuncu bir yıl boyunca profesyonel snooker oynamamış olmasına rağmen geri dönüp takvimin en prestijli turnuvasını, Sheffield'daki Dünya Şampiyonası'nı kazanabilirdi ki? Roger Federer'in tenise bir yıllık bir ara verdikten sonra Wimbledon'ı kazandığını hayal edin...

18 Şubat 2015 Çarşamba Leave a comment

Rafael Nadal

Birazdan okuyacağınız yazı, ilk olarak 10 Ocak 2014 tarihinde Financial Times'da yayınlanmıştır.

Rafa Nadal inanmıyor. Asla inanmadı ve hiçbir zaman da inanmayacak. Ve ona göre başarısının, yani; 2014 sezonunu Avustralya Açık'ta dünya bir numarası olarak açmasının, 13 grand slam şampiyonluğu kazanmasının ve dünyanın en sevilen ve başarılı sporcularından biri olmasının sırrı, bu inançsızlık.

Peki inanmadığı şey ne? Thames Nehri'nde tekne gezintisi yaptığımız bir gece yarısı anlatmaya başlıyor: "Övgülere, başarıya. İnsanların düşündüğü ya da rakamların söylediği kadar iyi olduğuma." Neden? "Çünkü inandığım an, her şey biter. Ben biterim." Bitmek mi? "Evet."

9 Şubat 2015 Pazartesi 1 Comment

« Önceki Kayıtlar Daha Yeni Kayıtlar »
Blogger tarafından desteklenmektedir.

İzleyiciler